BUNLARI SANA DA ANLATMAZSAM KİME ANLATIRIM BEN? (1)


İNSAN HALLERİ BUNLAR

Bazı insanların sadece yüzünün altı güler, üstü değil. 
Gözleri, dudaklarının o gülerken ki kıvrımına eşlik etmez. 
Dudaklarına baktığınızda siz de onunla gülersiniz ama gözlerine baktığınızda ağlamamak için zor tutarsınız kendinizi. 
Buradaki insanlar öyle değil. 
Türkiye’dekiler öyle ama. 
Türkiye’dekilerin yüzünde hep bi hikaye var, belki de ondan. 
Buradakilerin bi hikayesi yok. Yani illa ki bi hikayeleri var ama öyle anlatılası bir hikayeleri yok. Sıradan hepsi. 
Hatta dizilerde, filmlerde ana karakterin etrafında “sokakta yürüyen insanlar figürasyonu” vardır ya, 
ana karakter net görünür, 
onlar flu, 
öyleler. 
Kimseye bi zararları yok, bu iyi bi şey; 
ama kimseyle de bir hikayeleri yok. Bu belki de kötü bir şey. 
Kötü olmasa da iyi bi şey değil en azından. 

Çok geç yaşlanıyorlar mesela. Yüzlerindeki kırışıklıklar çok geç oluşuyor. 
Sağlıklı beslendikleri için veya güneşe hasret yaşadıkları için değil, 
çizgileri oluşturacak hikayeler yaşamadıkları için. 
Benim mesela, gözlerimin etrafındaki George Clooney’imsi kırışıklar, bir göçmen kızı seviyordu onları diye iyice belirginleştiler. 
Alnımda yeni yeni oluşmaya başlayanlarsa aynı göçmen kızı gitti diye oluşmaya başladılar. 
Saçlarımdaki akların her birinin ayrı ayrı hikayesi var mesela. 
O göçmen kızının da şimdilerde iyice belirginleşen kırışıkları benim yüzümden mesela. 

İnsan halleri bunlar. Artık çok az hâli kalmış insanların halleri.

Aynaya her baktığında sadece kendi yüzünü görse keşke insan! 
Tekmili birden bütün bir hayat var o aynada.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar