BARDAKTAN BOŞANIRCASINA


Saçların eski haline geldi bak. Kısacık kestirip sarıya boyatmıştın.
Televizyonda gördüğün bir ünlünün o haline dönüşmek istemiştin. Senin de bahanen buydu.
Bütün kadınların bir bahanesi vardı saçlarını kestirmek için.
Bileklerini kesemeyen kadınlar sıradan bahaneler buluyorlardı saçlarını kesmek için.
Çok yazdım bu sözü, biliyorum. Çok da söyledim. Hep söyledim.
Ne zaman benimle beraber olan bir kadın saçlarını değiştireceğini söylese korkuyorum şimdi.
Ne hata yaptım yine diye düşünüyorum. Bunu düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum.
Seninleyken farkında olamamıştım, senden sonrakileri üzmeyeyim istiyorum.
Kedileri anlamak kadar zor, kadınları anlamak.
Yine de engel olamıyorum beraber olduğum kadınların saçlarını kesmelerine.
Bana kızdığı için kesen de var, bana ulaşamadığı için kesen de. Ne yapacağımı bilmiyorum.
Dünyadaki bütün makasların bir anda kaybolmasını istiyorum.
Kedileri seyrediyorum sokakta, belli belirsiz bi amaç için dolaşan.
Burada değil, Türkiye’ye gittiğimde. Buradaki kedilerin dışarıda gezmelerine izin vermiyorlar.
Onların yerine kadınlar geziyor dışarıda.
Burada kadınları seyrediyorum sokakta, belli belirsiz bir amaç için dolaşan.
Özlemek ne demek iyi bilirim bölümü geldiğinde o şarkının,
yüksek sesle eşlik ediyorum. Tutamıyorum kendimi, iç çekmek gibi bir şey bu.
Dünyanın her yerinde bileklerini kesemeyen kadınlar saçlarını kesiyorlar.
Kuaförler bunun için yardım ediyorlar onlara.
Bütün kuaförler kadınların dertlerini dinlerken onların saçlarını kesiyorlar.
Bir anlamda onların anlattıkları acıları, sıkıntıları kesip alıyorlar kafalarından.
Kuaförlerin yetersiz geldiği andan itibaren psikoloğa gidiyorlar.
Onları üzen erkekleri de beraberinde götürüyorlar çoğu zaman.
Ona, onu üzme desin diye doktorlar belki de.
Belki de ikimiz kendimize yeni bi sorun bulalım diye.
Erkekler böyle düşünmüyorlar ama.
Erkekler psikologların bu işten ne kadar para aldığını
ve bu iş için gelen onlarca insandan da aynı parayı alsa toplamda ne kadar edeceğini düşünüyorlar. Çünkü hiçbir erkeği motive edemiyor artık hiçbir kadın,
para kazanmanın motive ettiği kadar.
Burada kadınları seyrediyorum belli belirsiz bir amaç için dolaşan.
Onların besledikleri köpekleri çişe çıkarışlarını, gezdirmelerini filan.
Çoğu ayrılmış buradaki kadınların. Yalnız yaşamayı tercih etmişler.
Bardaktan “boşanırcasına” açılmış davalar bir dönem.
El ele dolaşan çift,
çok az görüyorum.
Zeki Müren dinlediklerini sanmıyorum.
Özlemek ne demek iyi bilirim bölümü geldiğinde o şarkının,
yüksek sesle eşlik ediyorum. Tutamıyorum kendimi.
Gitme, sana muhtacım diye bir şarkı da var, bilirsin.
Onu dinlerken içimden geçenleri anlatmak beni mahcup eder diye düşündüğümden,
henüz ondan bahsedemiyorum.
Saçların eski haline geldi bak. Sıkıldığını bahane edip kısacık kestirmiştin.
Hayat eski sıradanlığına döndü bak. Sıkılıp yeni bir hayat kurmaya karar vermiştin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar