202
Sadece yaşlılara değil, gözü yaşlılara da yer vermek istiyorum belediye otobüslerinde. Dayanamıyorum ağlayan insanlara.
Sonra, bi de çay toplama işi.
Bu kadar zahmetli, bu kadar yorucuyken bizzat çayın kendisinin yorgunluğa iyi geldiğinin söylenmesi tabiatın içindeki insanoğlunun bir başka ironisi değil midir? diye soruyorum kendime.
İçine limon sıkılmış bira, sarı saçları daha parlak gösterir, diye yazıyor yanımdaki amcanın kahveden arakladığı Posta gazetesinin güzellik köşesinde. Esmerim ya, hatta inadına esmerim, o yüzden biraya limon sıkıp içesim geliyor, sarı saçlıların saçlarını daha parlak göreyim diye. Farkındayım yine bi şeyleri ters yaptığımın ama... öyle işte.
Bahtiyar!
"Edebiyat küfre aşikar değil henüz.." di mi hala? Tıfılken yazdığımız bu satır hala mı koruyor terbiyesini? En edebi edepsizliğimi kafiyeli satırlara gizleyip küfredecek çok şey birikti zira.
Farkındayım yine bi şeyleri ters yazdığımın ama... öyle işte.
1 Ağustos 13

Yorumlar